Valiler Buluşması

03 Mart 2015 Salı, 10:43
Valiler Buluşması

“Her valimiz, kendi şehrinin Hazreti Ömer’i olmalıdır. Devletin soğuk yüzünü, demir yumruğunu değil, sıcak elini, gülen yüzünü, şefkatli kollarını temsil etmelisiniz”Valiler Buluşması

– Cumhurbaşkanı Erdoğan: (1)

– “Her valimiz, kendi şehrinin Hazreti Ömer’i olmalıdır. Devletin soğuk yüzünü, demir yumruğunu değil, sıcak elini, gülen yüzünü, şefkatli kollarını temsil etmelisiniz”

– “Ben 40 yılı bulan siyasi hayatımda, arada fasılalar da olsa 20 yılı bulan kamu yöneticiliği hayatımda ne öğrendiysem milletimden öğrendim. Millet iyi bir öğretmendir, iyi bir eğitmendir. Bu süreçteki tüm başarımı da milletimle olan irtibatımı sıkı tutmama borçluyum”

– “Ülkemiz, içeride ve dışarıda çok hayati sınamalardan geçiyor, çok kritik dönemler yaşıyoruz. Yakın çevremizde, bölgesel ve küresel konjonktürden kaynaklanan çok büyük çatışmalar, çok büyük krizler var”

ANKARA (AA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Her valimiz, kendi şehrinin Hazreti Ömer’i olmalıdır. Devletin soğuk yüzünü, demir yumruğunu değil, sıcak elini, gülen yüzünü, şefkatli kollarını temsil etmelisiniz” dedi.

Valiler Buluşması dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda verdiği öğle yemeğinde konuşan Erdoğan, valilerin, kendi şehirlerindeki resmi ve sivil tüm kuruluşlar arasında sağlayacakları koordinasyonun ve temin edecekleri uyumun çok önemli olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aynı şekilde 81 vilayetimizde görev yapan valilerimizin, hem devlet politikaları hem de hizmet standardı açısından koordinasyon ve uyum içinde hareket etmelerini önemli görüyorum. Devlet aygıtı elbette her biri kendi görev alanında müstakil olarak çalışan ama diğer unsurlarla da ahenk içinde hareket etmek mecburiyetinde olan bir mekanizmadır” ifadesini kullandı.

Bu sistemin bir de ruhu bulunduğuna işaret eden Erdoğan, “O ruh nedir? Nedir o? O ruh, millete hizmet aşkıdır. Siz milletle aranıza mesafe koyarsanız, millete tepeden bakarsanız, milletin derdine, sıkıntısına, talebine kulaklarınızı kapatırsanız, asla başarılı bir kamu görevlisi olamazsınız” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bu, biz siyasetçiler için de şimdi tabi artık siyasetten biraz kopuk gibi olsak da aynen geçerlidir. Sadece rutin işleri yöneterek, sadece merkezden gelen emirleri yerine getirerek, milletin gönlüne giremezsiniz. Değerli vali arkadaşlarım, sizler için hizmet, gerektir. Ama yeterli değildir. Peki yeterli olan nedir? Yeterli olan milletin gönlüne girebilmektir. Eğer milletin gönlüne girebiliyorsanız, o zaman gereği de yeterli oluşu da yerine gelmiş demektir. Bunun için gece gündüz demeden, kar kış demeden her fırsatta, her vesileyle milletin içinde olmalısınız. Ama sadece siz değil, eşlerinizle beraber. Çünkü bazı valilerimiz bakıyorum, eşlerini ya Ankara’ya bırakıyor ya İstanbul’a bırakıyor. Kendisi de eğer Doğu, Güneydoğu, oralardaysa hanımsız olarak valilik yapıyor. Kusura bakmayın, böyle valilik olmaz. Bunu burada tekraren söylemek zorundayım. Çünkü halk, valisini eşiyle beraber görmek ister. Yani bunu özellikle hatırlatmak istiyorum.”

Erdoğan, “Eğer bulunduğunuz şehirde, mahalle kahvesinde oturup oradaki insanlarla çay içip sohbet etmemişseniz, özellikle hanım valilerimiz de evlerde bunu aynen yerine getirememişse o zaman bu işte bir sıkıntı var demektir” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Köy meydanındaki elektrik direğinin dibinde çömelmiş ihtiyar amcanın yanına varıp kendisiyle iki kelam etmemişseniz, tarlada çalışan rençber ile konuşurken paçanıza toz, çamur bulaşmadıysa, fabrikada çalışan işçiyle muhabbet ederken ayakkabınıza yağ sıçramadıysa şehrin arka sokaklarında maç yapan çocukların topuyla bir şut da siz çekmediyseniz, dört duvar arasında çile dolduran hastanın yanındaki sandalyede oturup hatırını sormuşluğunuz yoksa, yoksul evinde kendi getirdiğiniz erzakla hazırlanan ikramdan yemişliğiniz olmadıysa, esnafla yarenliğiniz, muhtarla dostluğunuz, öğrenciyle şakalaşmanız vaki değilse, sedirin üzerine şöyle ayağınızı kıvırıp kurulmuşluğunuz, sobanın üzerinde kaynayan çaydan yudumlamışlığınız, yer sofrasında bağdaş kurup oturmuşluğunuz yoksa burada bir yanlışlık var demektir. Milletin içinde olmayan, milletin derdini bilmez. Milletin içinde olacağız. Bu millet bizim ailemiz ya. Bunun içinde olacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Raporlar, rakamlar, istatistikler, brifingler elbette bunlar kendi içimizde önemli. Ama bunların hiçbiri insanlarla bizzat sokakta, işyerlerinde, evlerinde yaptığınız sohbetlerin, gözlemlerin, tespitlerin sahiciliğini, derinliğini size sunamaz” ifadesini kullandı.

-“Her valimiz, kendi şehrinin Hazreti Ömer’i olmalıdır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her valimiz, kendi şehrinin Hazreti Ömer’i olmalıdır. Devletin soğuk yüzünü, demir yumruğunu değil, sıcak elini, gülen yüzünü, şefkatli kollarını temsil etmelisiniz” değerlendirmesinde bulundu.

“Göz görmeyince gönül katlanır” sözünü anımsatan Erdoğan, “Bizzat yerine, özellikle de yerinde görmediğiniz meselelere, kağıt üzerinde ne kadar biliyor olursanız olun, tam manasıyla vakıf olamazsınız. Bunun için milletle irtibatınızı asla koparmamalısınız” uyarısında bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

“Ben 40 yılı bulan siyasi hayatımda, arada fasılalar da olsa 20 yılı bulan kamu yöneticiliği hayatımda ne öğrendiysem milletimden öğrendim. Millet iyi bir öğretmendir, iyi bir eğitmendir. Bu süreçteki tüm başarımı da milletimle olan irtibatımı sıkı tutmama borçluyum. Biz sürekli olarak ne diyoruz? İnsanı yaşat ki devlet yaşasın. Evet siz insanı ihmal ettiğinizde, devleti zaten ayakta tutamazsınız. İnsanın olmadığı yerde devlet olur mu? Bizim milletimizin devletine olan saygısı, bağlılığı, sadakati, ihtiyacı olduğunda devletinin onun yanında olacağını bilmesinden kaynaklanır. Bir milletin içine tefrika niye girer biliyor musunuz? Devlet vatandaşını ihmal ettiği için girer. Sizin vatandaşın hayatında, gönlünde, umutlarında bıraktığınız boşluğu gelir birileri doldurur. İşte o zaman devlet aygıtı ne yazık ki teklemeye başlar. Tarihteki büyük liderler, halkla devlet arasındaki mesafeyi kapatma başarısını göstermiş olanlardır. Her valimiz, bulunduğu ilin, benim oradaki vekilimdir ve o ilin lideridir. Devleti temsil etmek, sadece onun yetkilerini kullanmakla olmaz. Devleti temsil etmek, asıl milletin gönlünü kazanmakla olur. Başarınız, o şehirde bıraktığınız hoş sada ile ölçülür. ‘Ah bir zamanlar bizim bir valimiz vardı. Burada neler yaptı. Geldi evimde beraber çayımızı içti. Geldi evimde beraber şöyle yer sofrasında yemeğimizi yedi. Geldi evimizde otlu peynirimizi yedi’. Bunu demesi lazım. Eğer bunu diyorsa vatandaş, ha işte o 10 üzerinden 10’dur. O not çok önemli.”

Valiliğin, standart memur anlayışıyla yürütülecek bir görev olmadığı vurgulayan Erdoğan, “Yaptığınız hizmetler ve kazandığınız gönüller, sizi hayatınız boyunca takip etmeli. Bulunduğumuz makamlar mazeret değil, icraat makamıdır. Mevzuat maharete mani değildir. İstidat, imkanı aşar. Bunu başarabilen tüm valilerimizi ben kutluyorum, tebrik ediyorum. Bunu temin edememiş olan valilerimizin de şöyle şapkayı önlerine koyup bir düşünmeleri lazım. ‘Nerede eksik yaptım? Nerede hata yaptım?’ bunu görmeleri ve süratle bunun telafisi yoluna gitmeleri lazım. Ben buradaki her arkadaşımın bu anlayışla hizmet ettiğine inanıyor, kendilerinden de bunu doğrusu bekliyorum” şeklinde konuştu.

– “Şu anda dünyada en çok mültecinin olduğu ülke Türkiye”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemiz, içeride ve dışarıda çok hayati sınamalardan geçiyor, çok kritik dönemler yaşıyoruz. Yakın çevremizde, bölgesel ve küresel konjonktürden kaynaklanan çok büyük çatışmalar, çok büyük krizler var” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yukarıda Ukrayna’dan başlayın, doğuya Gürcistan ve Ermenistan’a doğru devam edin, oradan aşağıya İran’a inin, devam edip Irak ve Suriye’ye girin, güneyde Kıbrıs’a, batıda Yunanistan’a kadar bu çemberi şöyle bir sürdürün. Gördüğünüz gibi tüm çevremiz istikrarsızlık içinde. Hele Suriye’de yaşananlar tam bir insanlık dramı. 350 bin insanın hayatını kaybettiği, 5 milyon insanın diğer ülkelere sığındığı bir yerde, uluslararası toplum hala ciddi bir şey yapmadan sadece lafla, sözle hadiseye seyirci kalmaya devam ediyor. Düşünebiliyor musunuz? 350 bin insanı öldüren bir katile, bir zalime, bu topraklardan güya siyaset yaptığını söyleyen birileri ziyarete gidebiliyor. Bunu yapabiliyor. Bu hakikaten bizi içeride ciddi manada muhasebeye sevk etmesi gereken bir konudur.”

Erdoğan, “Hele şükür dün Fransa Devlet Başkanı Hollande’ın, kendi ülkesinden bazı milletvekillerinin, Suriye’ye gitmesi veya gidecek olmasından dolayı, onlar hakkında yaptığı açıklama, gönüllere su serpen açıklamaydı. ‘Yani böyle bir katile nasıl olur da Fransa gibi bir ülkenin milletvekilleri ziyarete gider’ diye” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’ye sığınan Suriyelilere en iyi şekilde ev sahipliği yapmaya çalıştıklarına işaret eden Erdoğan, “İşte Birleşmiş Milletler’de ‘evet’ çıktı, hanımefendi bir konuşma yaptı. Şu anda dünyada en çok mültecinin olduğu ülke Türkiye. Ha dünya, gelişmiş ülkeler, Türkiye’ye yönelik, ‘Ya bize ne düşer? Biz de şu kadar destek verelim’ diye bir şey demiyorlar. O ayrı mesele. Ama biz, onlar yapsa da yapmasa da hamdolsun bereketiyle bu hazine güçleniyor ve biz de bu desteklerimizi yapmaya devam ediyoruz.”
AA



Yorum yazın...

isbilgisi.Com | Her Hakkı Saklıdır.