Milli Eğitim Bakanı Avcı

28 Mart 2015 Cumartesi, 13:57
Milli Eğitim Bakanı Avcı

“Milli Eğitim Bakanlığı olarak örtülü dershaneciliğe, okulun merkezden çıkartılmasına, öğretmenlerimizin emeğinin gözardı edilmesine izin vermeyeceğimizi bir kere daha vurgulayayım”Milli Eğitim Bakanı Avcı:

– “Milli Eğitim Bakanlığı olarak örtülü dershaneciliğe, okulun merkezden çıkartılmasına, öğretmenlerimizin emeğinin gözardı edilmesine izin vermeyeceğimizi bir kere daha vurgulayayım”

– “(KPSS’de usulsüzlük soruşturması) Mahkeme kararıyla bunlar netleştirildikten sonra ilgili kişiler hakkında gerekli işlemler yapılacaktır”

– “Bu saatten sonra Ezop’u da yargılayacak halimiz yok. Zaten yeteri kadar, 2010 örneğinde olduğu gibi, yargı konusu olacak pek çok şey var, Ezop’u karıştırmayalım”

İSTANBUL (AA) – Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, örtülü dershaneciliğe, okulun merkezden çıkartılmasına ve öğretmenlerin emeğinin gözardı edilmesine izin vermeyeceklerini belirtti.

Avcı, Tophane-i Amire’de açılan “Kelam’dan Kalem’e Büyük Buluşma” sergisini ziyaretinin ardından basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını cevapladı.

Bir gazetecinin, “1 Eylül’de dershanelerin tamamen kapatılacağı ve okulların dershaneye dönüşeceği yönünde haberler var. Burada nasıl bir sistem işleyecek?” sorusuna Avcı, dershane sektörünün, uzun yıllardır eğitim kamuoyunu “olmazsa olmaz” bir sektörmüş gibi şartlandırdığı için bu tür algıların ve niyetlerin olduğunu söyledi.

Düzenlemedeki en önemli amaçlarının okulu, öğretmeni ve müfredatı merkeze almak olduğunu dile getiren Avcı, geçmişte bu sınavların adeta dershane odaklı hale geldiğine işaret etti. Avcı, düzenlemelerden sonra sınavların da müfredat, okul ve öğretmen odaklı olacağını vurguladı.

Nabi Avcı, geçiş döneminde bu tür gelgitlerin zihinlerde olabileceğini ancak bunların hepsinin düzene girdiğini kaydederek, “Velilerimiz, öğrencilerimiz telaş etmesinler. Farklı farklı uygulamalara da çok fazla itibar etmesinler. Milli Eğitim Bakanlığı olarak örtülü dershaneciliğe izin vermeyeceğimizi, okulun merkezden çıkartılmasına izin vermeyeceğimizi, öğretmenlerimizin emeğinin gözardı edilmesine izin vermeyeceğimizi bir kere daha buradan vurgulayayım” ifadelerini kullandı.

– Robert Koleji’ne talimatla öğrenci alındığı iddiası

“Puanı düşük bir öğrencinin Robert Koleji’ne Bakanlığın talimatıyla kaydının yapıldığı” yönündeki soru üzerine Avcı, bunun, “Bakanlık talimatıyla düşük puanlı öğrenci alındı” şeklinde formüle edilebilecek bir konu olmadığını söyledi.

Öğrencilerin bu tür okullara hangi puana göre alınacağı konusunda zihinlerde karışıklık olduğunu ifade eden Avcı, Milli Eğitim Bakanlığı olarak yaptıkları TEOG sınavlarında puanların nasıl verildiğinin belli olduğunu aktardı.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, şu bilgileri verdi:

“O puanlara göre, okulların öğrencileri nasıl alacakları da bellidir. Bazı okullar bunların içerisine başka puan türlerini, yani üç dersin puanını mesela esas alarak öğrenci seçiyorlar. Dolayısıyla hangi puan türüne göre, o okulun öğrenci alacağı konusunda tartışma çıkıyor. Milli Eğitim Bakanlığı müfettişleri de bu konuda yaptıkları incelemede demişler ki, ‘Bu öğrencinin TEOG’tan aldığı puan şudur, siz TEOG puanlarını dikkate almak zorundasınız.’ Okul da muhtemelen daha ayrıntılarını okumadım raporlarını ama ‘Ben bütün TEOG sınavına tabi derslerden değil, şu üç dersten veya dört dersten alınan puanları esas alarak öğrenci kabul ediyorum’ diyor. Arkadaşlarıma konuyu, okulu, okulun bugüne kadar ki uygulamalarını, okulun yönetmeliğini dikkate alarak ama bizim genel yönetmeliğimizi de dikkate alarak, bir kere daha araştırmaları konusunda talimat verdim.”

– “O soruşturma yasal olarak sonuçlansın”

Milli Eğitim Bakanı Avcı, 2010 yılı KPSS puanları çerçevesinde atanan memurlarla ilgili herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığı sorusunu şöyle yanıtladı:

“O soruşturma yasal olarak sonuçlansın. Kim ne yapmış, kimler haksız puanlamayla hangi görevlere atandı? Onların bir dökümü çıkar soruşturmalarda. Zaten soruşturmanın amacı da bir ölçüde o. Onlar çıktıktan sonra her kurum, bu sınav sonucuna göre eğer haksız bir yerleştirilme yapılmışsa gerekli müeyyideyi orada uygular. Ama henüz mahkeme sonuçlanmadan ve bu konuda suistimal yapanlar net mahkeme kararıyla belirlenmeden, herhangi bir işlem yapılmaz. Ama mahkeme kararıyla bunlar netleştirildikten sonra ilgili kişiler hakkında gerekli işlemler yapılacaktır.”

– “Bu saatten sonra Ezop’u da yargılayacak halimiz yok”

Keşan’da ilçe milli eğitim müdürlüğünce dağıtılan bir kitabın öğrenci ve öğretmenlere karşı hakaret içerdiği iddiası yönündeki soru üzerine Avcı, şöyle konuştu:

“Bu fabl. Fabl ne demek? Hayvanları karakter olarak kullanarak, çocuklara Ezop’tan beri binlerce yıldan bu yana uygulanan bir anlatım tekniği. Öğretmenlerimizin de öğrencilerimizin de velilerimizin de bundan alınganlık göstermesi bence gerekli değil. Çünkü Ezop’tan beri biliyoruz ki, hayvanlar hikaye kahramanı olarak konuşturulurlar. Bizim o hayvanlara yüklediğimiz birtakım farklı imajlar nedeniyle fablları kötülemek doğru olmaz. Kitapların içeriğinde öyle hakaret yok. Sadece başlıktan yola çıkarak, anladığım kadarıyla bir alınganlık gösteriliyor. Ama kitapların içeriğinde öyle sıkıntılı bir durum yok. Bu saatten sonra Ezop’u da yargılayacak halimiz yok. Zaten yeteri kadar, 2010 örneğinde olduğu gibi, yargı konusu olacak pek çok şey var, Ezop’u karıştırmayalım.”

– “Dershane illüzyonunu bitirmeye çalışıyoruz”

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, YGS’de 42 bin öğrencinin sıfır çektiği yönündeki soru üzerine, “42 bin sıfır çekmiş cümlesi yine dikkatli kullanılması gereken bir cümle” dedi.

Bazı adayların sınava belli türler için girdiğini ve diğer konulardaki soruları hiç cevaplandırmadığını anlatan Avcı, şunları dile getirdi:

“Yine de ortalamaların daha yüksek olmasını bekleriz. Önümüzdeki yıllarda da bunların daha yükselmesi için biz de zaten o yüzden bu dershane illüzyonunu bitirmeye ve okulu merkeze yerleştirmeye çalışıyoruz. Son yaptığımız TEOG sınavlarıyla ilgili de tersinden bir şey vardı. Nasıl oluyor da kaçtı hatırlamıyorum, 4 bin 500 öğrenci tam puan alıyor. İyi yaptığımız zaman da eleştiriliyoruz, az yaptığımız zaman da eleştiriliyoruz, çok yaptığımız zaman da eleştiriliyoruz. Eğitim de bu işler böyle. Ama ortalamaların yüksek olmasını bekleriz. Çocuklarımızın Türkçe’den, matematikten ve diğer alanlardaki daha başarılı sonuçlar almalarını isteriz.”
AA



Yorum yazın...

isbilgisi.Com | Her Hakkı Saklıdır.