CHP TBMM Grup Toplantısı

01 Nisan 2015 Çarşamba, 10:15

“Neymiş, ‘Temmuz ayında kendisini Başbakan sanan birisi emekliye 100 lira verecekmiş, al 100 lirayı götür başına çal, istemiyoruz o 100 lirayı”CHP TBMM Grup Toplantısı

– Genel Başkan Kılıçdaroğlu:

– “Neymiş, ‘Temmuz ayında kendisini Başbakan sanan birisi emekliye 100 lira verecekmiş, al 100 lirayı götür başına çal, istemiyoruz o 100 lirayı”

– “Örtülü ödenek senin sorumluluğuna teslim edilmiştir, çünkü bütçeyi getiren sensin, sorumluluk sana aittir. Eğer sen sorumsuz birine örtülü ödeneği kullandırıyorsan, sen Başbakan değilsin, vesayet altındasın, bunu bilmeni isterim”

– “Parayı adam gibi kullanırsanız, yerine göre harcarsanız bu ülkede para var. Emekliye gelince fakir, kaçak saraya gelince zengin. Olmaz”

TBMM (AA) – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Neymiş, ‘Temmuz ayında kendisini Başbakan sanan birisi emekliye 100 lira verecekmiş, al 100 lirayı götür başına çal, istemiyoruz o 100 lirayı” dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında, Tüpraş, Telekom, Sümerbank, barajlar gibi yatırımları yapanların bugünün emeklileri olduğunu dile getirdi.

Bu yatırımların bugünün emeklilerinin verdiği vergilerle yapıldığını savunan Kılıçdaroğlu, emeklilere dini bayramlarda birer maaş ikramiye verme sözünü hatırlattı. Bu sözü üzerine iktidarın kendisini “mirası satmakla” suçlandığını belirten Kılıçdaroğlu, “Mirası satan sensin, emekliye o parayı verecek olan da benim” dedi.

İktidarın “sosyal devlet”in ne demek olduğunu bilmediğini ileri süren Kemal Kılıçdaroğlu, Anayasa’nın “Türkiye Cumhuriyeti devleti demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir” maddesine işaret etti.

Bu maddenin değiştirilemez olduğunu ve sosyal devlete vurgu yaptığını anlatan Kılıçdaroğlu, “Sosyal devlet fakir fukaranın, garip gurebanın yanında olan devlettir. Sosyal devlet, elinde sopa olan değil, işsize iş bulan, gelir dağılımın dengeleyen devlettir” değerlendirmesini yaptı.

Emeklilerden kendisini iyi dinlemesini isteyen CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

“2000 yılı, Türkiye’deki nüfusun yüzde 1’i, Türkiye servetinin yüzde 38,1’ine sahip. Geldik 2014’e, Türkiye nüfusunun yüzde 1’i, Türkiye’deki servetin 54’üne sahip. 38’den 54’e çıkmış, onun için bunların kafalarında sosyal devlet yoktur. Bunlar sadece lafını eder, dini kullanır, inancını sömürür, oy peşinde koşarlar. Ben ne diyorum, ‘senin inancına saygılıyım, dinine saygılıyım ama seni asla ve asla işsiz ve aç bırakmayacağım. ‘Para yok’ diyorlar, herkese gelince para var, emekliye gelince yok. 77 milyon yurttaşımın özellikle emeklilerden not almalarını istiyoruz; 1923’ten 2002’ye, 79 yıl 57 hükümet Türkiye Cumhuriyetini yönetti. 57 hükümetin harcadığı parayı veriyorum; toplam 779 milyar dolar. Bu parayla ne yaptılar? Sümerbankları, GAP’ları, Etibankları, Telekomları, Petkimleri hepsini yaptılar. Bunların döneminde ne kadar para harcandı? Diyorlar ya ‘para yok.’ Toplam 1 trilyon 864 milyar dolar. 79 yılda harcanan parayla bunların döneminde harcanan para arasındaki fark, 1 trilyon 85 milyar dolar.”

– “İster kıyameti kopar, ister kendini yak…”

Hükümetin bu parayla hangi yatırımı yaptığını soran Kılıçdaroğlu, “İster kıyameti kopar, ister kendini yak, ben bu parayı emekliye vereceğim, sözüm sözdür” ifadesini kullandı.

Söz konusu rakamları Türkiye’nin ne kadar zengin bir ülke olduğunu anlatmak için verdiğini bildiren Kılıçdaroğlu, ancak ülkenin kaynaklarının “çar çur” edildiğini ileri sürdü.

Türkiye’yi toparlayacaklarını ve işsiz kimse kalmayacağını vurgulayan Kılıçdaroğlu, tüm bunları ise 4 yılda yapacağını kaydetti.

Hollanda’nın Konya’dan küçük olmasına rağmen, yıllık tarım ürünleri ihracatının 185 milyar dolar olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin ise 12 milyar dolar olduğunu söyledi.

“Neyimiz eksik Hollanda’dan” sorusunu soran Kılıçdaroğlu, ülkenin toprak, insan, tohum gibi tüm kaynaklarının olmasına rağmen “kötü siyasetle” ülkenin yönetildiğini iddia etti.

Türkiye’nin aynı zamanda Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü üyesi olduğunun da altını çizen Kılıçdaroğlu, örgüt üyesi bu ülkelerde milli gelirden emekliye verilen payları aktardı.

Finlandiya milli gelirin yüzde 10,3’nün emekliye verildiğini Türkiye’de ise bu oranın 7,5 olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Demek ki Türkiye’de para var. Parayı adam gibi kullanırsanız, yerine göre harcarsanız bu ülkede para var. Emekliye gelince fakir, kaçak saraya gelince zengin. Olmaz” diye konuştu.

Emekliye verilecek ikramiyeden önce emeklilerin sonra esnafın, sonra da sosyal devletin kazanacağını belirten Kılıçdaroğlu, sosyal devleti taçlandıracaklarını kaydetti.

– “Ben sadece emekli kardeşlerimin duasını istiyorum”

“Ben sadece emekli kardeşlerimin duasını istiyorum” diyen Kılıçdaroğlu, “Sadece onu istiyorum. ‘Para yok’ diyorlar. Emekli kardeşlerim unutmasınlar, bir saatte havuz medyası için 600 milyon dolar topladılar. Oraya gelince var, emekliye gelince para yok. Neymiş, ‘Temmuz ayında kendisini Başbakan sanan birisi emekliye 100 lira verecekmiş, al yüz lirayı götür başına çal, istemiyoruz o 100 lirayı” açıklamasını yaptı.

Emekli ikramiyesinin vergiye tabi tutulacağı yönünde propaganda yapıldığını da ifade eden Kılıçdaroğlu, emekli aylıklarının da ikramiyelerin de vergiye tabi olmadığını belirtti.

Türkiye’nin en yakıcı sorununun işsizlik olduğunu değerlendiren Kılıçdaroğlu, özellikle genç işsizliğe vurgu yaptı.

Bu sorunu da üreterek çözeceklerini, fabrikaların, KOBİ’lerin çalışacağını aktaran Kılıçdaroğlu, bu konuyla ilgili projelerini ise önümüzdeki günlerde kamuoyuna açıklayacaklarını bildirdi.

Kılıçdaroğlu, “Emin olun şaşkınlık içinde kalacaklar. ‘Nasıl oluyor da CHP bunları düşündü’ diyecekler. Çünkü sen ülkeni değil, cebini düşünüyorsun, ben yandaşı değil, vatandaşı düşünüyorum” dedi.

Resmi rakamlara göre Türkiye’de 6 milyon 200 bin işsiz olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, Adana’da 36 yaşındaki bir kişinin intihar girişimi sırasında söylediklerini aktardı.

Söz konusu gencin, kendisini ikna etmek isteyen polise, “Size bir soru soracağım, senin iki çocuğun olsa manavın yanından geçerken meyveleri görüp canları istemesin diye mantonun önünü açıp, gözlerini kapatarak götürür müsün? Ben öyle yapıyorum, başka çarem kalmadı” dediğini anlattı.

“Bizim derdimiz işte bu. Siyasetin derdi de bu olmak zorunda” ifadesini kullanan Kılıçdaroğlu, “Bizim derdimiz işsize iş bulmak, bizim derdimiz atama bekleyen öğretmenlere atama yapmak, bizim derdimiz taşeron işçilik denen çağdaş köleliğe son vermek, bizim derdimiz herkesin aşı, işi olsun” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

“Onların derdi ne? Örtülü ödenek, parayı nasıl götürürüz. Vatandaşı dinlemiyorlar. Parlamentoda gece yarısı operasyonu yapıldı, Davutoğlu’nun da hala haberi yok ki herhalde bugün hiç değinmemiş. Ne yapsın adamcağız, başbakanlık koltuğuna oturtmuşlar ama ne anlama geldiğini bilmiyor. Davutoğlu’na hatırlatmak isterim, eğer başbakansan, ‘ben ülkeyi yönetiyorum’ diye düşünüyorsan gereğini yap. Örtülü ödenek senin namusuna teslim edilmiştir. Örtülü ödenek senin sorumluluğuna teslim edilmiştir, çünkü bütçeyi getiren sensin, sorumluluk sana aittir. Eğer sen sorumsuz birine örtülü ödeneği kullandırıyorsan, sen başbakan değilsin, vesayet altındasın, bunu bilmeni isterim. Şimdi, Davutoğlu’na sormak isterim; MİT yasaya göre sana bağlı, Genelkurmay sana bağlı, onun istihbaratı, jandarma istihbaratı sana bağlı, emniyet istihbarat Başbakanlığa bağlı. Ben merak ediyorum, cumhurbaşkanı örtülü ödeneği nerede kullanacak? Devletin ali menfaatleri söz konusuysa, başbakanın kullanması lazım. Başbakandan habersiz örtülü ödeneği nerede kullanacak? Ben size söyleyeyim; kaçak sarayın gerçek maliyeti ortaya çıkmasın diye bin 100 odalı sarayı için büyük bir ihtimalle kullanacak, sana iki maaş ikramiyeyi fazla görenler, gece yarısı parlamentodan senin ödediğin vergilerle birilerine peşkeş çekiyorlar. Buna izin verecek miyiz? Vermeyeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Harp Akademileri Komutanlığı’nda yaptığı konuşmaya da değinen Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın “Vallahi, billahi kumpasa geldik. Bizi kandırdılar, biz hiç kimsenin hapse girmesini istemiyorduk, getirdiler sahte belgeleri önümüze koydular, bizi çocuk gibi kandırdılar, biz de uyduk” dediğini aktardı.

Bu söz üzerine kendilerinin de “Hadi seni kandırdılar, sen de bunu itiraf ettin’ o da bir mesafedir, bir aşamadır. En azından kandırıldığının farkına varmış. O zaman gelin, bu askerlerin itibarlarının iadesini yapalım” dediğini dile getiren Kemal Kılıçdaroğlu, “Aynı gün, Salı günü TBMM Genel Kurulu’nda bir yıl önce verdiğimiz kanun teklifini indirdik. ‘Sayın Cumhurbaşkanı bile burada bir hata var’ diyor dedik. Parlamentoda görüşüldü, AKP milletvekillerinin oylarıyla bu kanun teklifi reddedildi. Kim samimi, kim samimi değil” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, salondan ayrılışında, gazetecilerin Berkin Elvan’ın ölümüne ilişkin soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Bürosu Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın adliyedeki odasında rehin alınmasının sorulması üzerine, “O konuda bilgim yok, önce bir bakmam lazım” dedi.
AA



Yorum yazın...

isbilgisi.Com | Her Hakkı Saklıdır.