CHP Grup Başkanvekili Hamzaçebi

24 Mart 2015 Salı, 11:22
CHP Grup Başkanvekili Hamzaçebi

“Biz elbette bu çalınma işinin (KPSS’de usulsüzlük operasyonu ) sonuna kadar araştırılmasını istiyoruz ama ‘siyaseten konjonktür ne zaman uygun, o zaman üzerine gidelim’ şeklindeki bir anlayışı reddediyoruz”CHP Grup Başkanvekili Hamzaçebi:

– “Biz elbette bu çalınma işinin (KPSS’de usulsüzlük operasyonu ) sonuna kadar araştırılmasını istiyoruz ama ‘siyaseten konjonktür ne zaman uygun, o zaman üzerine gidelim’ şeklindeki bir anlayışı reddediyoruz”

– “Türkiye’de 2012 yılında büyük iddialarla getirilen 4+4+4 sistemi çökmüştür. Kız çocukları artık Türkiye’de okula gitmemektedir”

TBMM (AA) – CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, KPSS’de usulsüzlük operasyonu ile ilgili, “Biz elbette bu çalınma işinin sonuna kadar araştırılmasını istiyoruz ama ‘siyaseten konjonktür ne zaman uygun, o zaman üzerine gidelim’ şeklindeki bir anlayışı reddediyoruz” dedi.

Hamzaçebi, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan “Eğitim ve Öğretimde Ortak Avrupa Hedeflerine Doğru Gelişme 2010-2011” başlıklı yıllık rapora değinen Hamzaçebi, rapora göre Türkiye’de okulu erken terk eden çocukların oranının dikkat çekici olduğunu belirtti.

“Türkiye’de 2012 yılında büyük iddialarla getirilen 4+4+4 sistemi çökmüştür. Kız çocukları artık Türkiye’de okula gitmemektedir” diyen Hamzaçebi, AK Parti’nin hedefinin kız çocuklarının yüksek öğretim yaptırmak değil onları eve kapatmak olduğunu iddia etti. 4+4+4 sisteminin tartışıldığın günlerde bu görüşlerini ortaya koyduklarını hatırlatan Hamzaçebi, bugün raporla ortaya çıkan durumun CHP’nin eleştirilerinin haklılığına işaret ettiğini söyledi.

Hamzaçebi, şöyle devam etti:

“4+4+4 sistemi Türkiye’de eğitimi geriletmiştir. Duble yol, nükleer santral, petrol boru hatları yapıyoruz ama kız çocuklarımız okula gitmiyor. Dünya liderimiz var, Makedonya’dan Suriye’ye, Medine’ye, Mekke’ye kadar çizdiği coğrafyanın lideri olarak kendisini konumlandıran bir başbakanımız var ama kız çocuklarımız okul gitmiyor. Rapor çok çarpıcı bilgilere sahip. Türkiye’de kız öğrencilerin eğitim erken terk etme oranı yüzde 40 düzeyinde. Yani her 10 kız öğrenciden 4’ü daha lisedeyken okulu terk ediyor, üniversiteye gitmiyor. Erken çocuklarında bu oran yüzde 35. AB ortalaması yüzde 10. Biz kız çocuklarının okulu erken terk etme eğiliminde AB ortalamasının 4 katı yüksek bir orana sahibiz.”

YGS sınav sonuçlarının da kız çocuklarının okulu erken terk etmesi durumuyla paralellik gösterdiğini savunan Hamzaçebi, “YGS sınavına 1 milyon 900 bin civarında öğrenci girdi. Bunun 207 bini 140 puanlık barajı aşamadığı için meslek yüksekokullarına girme hakkını elde edemedi. Yine bu öğrencilerden 575 bini de 180 puanlık barajı aşamadığı için üniversiteye giriş hakkını elde edemedi. Geriye gidiyoruz” diye konuştu.

– “Erken yaşta evlilikler yeniden başlamıştır”

Sosyal devlet olmanın en önemli alanlarından birinin eğitim olduğunun altını çizen Hamzaçebi, “Şimdi ortalıkta dolaşan bir Milli Eğitim Bakanı var. 4+4+4’ün mimari olarak sayabileceğimiz, aslanlar gibi 4+4+4’ü savunuyor ama öğrencilerimiz sınavlarda başarısız, uluslararası kıyaslamalarda geriye gitmişiz. Öte taraftan bir külüstür kamuoyu yönlendirme projesi olan dershane kapatma projesi. Kapattınız dershaneleri, kapatın. Herkes iyi eğitim alma olanağına sahip oldu mu? Hayır. Bütün çocuklar iyi eğitim alma, hayat yarışına eşit koşullarla başlama hakkına sahip olmalıdır. Devletin eğitim sistemindeki görevi budur. Ama AKP döneminde Türkiye’de çocukların eğitim hakkının elinden alındığını görüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Hamzaçebi, kız çocukların okulu erken terk etmesinin olumsuz sonuçlarına değinerek, erken yaşta evliliklerin de başladığını söyledi.

– “Sandık ‘Raşit Tükel’ dedi. Siz hangi hakla ikinci sıraya koydunuz?”

Hamzaçebi, Prof. Dr. Raşit Tükel’in İstanbul Üniversitesinde yapılan rektör seçimlerinde en fazla oyu olmasına karşın, YÖK tarafından atama için Cumhurbaşkanlığı’na gönderilen listede ikinci sıraya konulmasını da eleştirdi.

AK Parti iktidarının “sandık ne diyorsa o” anlayışını slogan haline getirdiğini belirten Hamzaçebi, “Sandık ‘Raşit Tükel’ dedi. Ben YÖK’e soruyorum; siz hangi hakla, hangi kriterleri dikkate alarak ikinci sıraya koydunuz? YÖK’ün keyfi bir şekilde karar alma yetkisi yoktur. Bunu açıklamak zorundadır” dedi.

Hamzaçebi, CHP olarak İstanbul Üniversitesi’nde rektör atamasını ilişkin süreci yakından takip edeceklerini de bildirdi.

– “Bunları bilmek Sayın Davutoğlu’nun tekelinde değildir”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitler Günü dolayısıyla Diyanet İşleri Başkanlığı’nca 4 yıldır yayımlanan hutbelerde savaşın komutanı Mustafa Kemal Atatürk’ün adının geçmemesini eleştirdiğini, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun da bu eleştiriye konuyla alakasız, kavram kargaşası içeren bir karşılık verdiğini ifade etti.

Hamzaçebi, “Sayın Davutoğlu sen neyi söylüyorsun? Bu hutbede Mustafa Kemal Atatürk’ün adı geçiyor mu, geçmiyor mu? Böyle ‘hutbe, hatim, bunları ben bilirim’ tavrı burada sökmez. ‘Benim din bilgim daha iyidir’ diyerek üste çıkma gayreti içine girmesin. Hutbe’yi, hatmi herkes bilir. Bunları bilmek Sayın Davutoğlu’nun tekelinde değildir. Böyle bir siyaseti Sayın Davutoğlu’na tavsiye etmiyorum” diye konuştu.

– “Bekliyoruz, nereye varacak bu izliyoruz”

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Hamzaçebi, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ilgili açıklamalarını nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine, “Kendi iç işleri, bizi ilgilendirmiyor diyeceğim ama Sayın Cumhurbaşkanı tarafsız olması gereken bir kişi olduğu için iç işleri sözleri sakil kaçıyor. Ama fiili bir durum da var, Cumhurbaşkanı tarafsızlığını yitirmiş durumda. Bekliyoruz, nereye varacak bu izliyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Hamzaçebi, “Sizce hükümet izleme heyeti adımını atabilecek mi?” sorusuna da “Bilemiyorum. Çankaya Köşkü’nde ilk kez Bakanlar Kurulu toplanacak olması nedeniyle eski Cumhurbaşkanlığı Köşkü’nden böyle bir güç alabilir Davutoğlu. Ne de olsa orası Atatürk’ün makamıdır” dedi.

Bir başka soruyu yanıtlarken de Hamzaçebi, “Görünüşte Erdoğan ile Arınç arasında geçen ama aslında Erdoğan ile Davutoğlu arasında yaşanan bir olaya yorum yapmayı istemediği” ifadesini kullandı.

Hamzaçebi, KPSS’de usulsüzlük operasyonu ile ilgili soruları da yanıtladı.

Aradan 5 yıl geçtikten sonra bir operasyon düzenlendiğine işaret eden Hamzaçebi, “Bu sorular o zaman çalındı. Bu çok ciddi bir iddiadır. Ben çalınmadı diyebilecek durumda değilim. Ben de çalındı kanaatine sahibim. Ama kim çaldı, nasıl çaldı, kimlere verdi, bunu bilmiyoruz. 5 yıl sonra operasyon yapıyorsunuz. 5 yıl niye beklediniz o zaman? Siz eğer 5 yıldır bunu bildiğiniz halde beklediyseniz, suç işlediniz. Biz elbette bu çalınma işinin sonuna kadar araştırılmasını istiyoruz ama ‘siyaseten konjonktür ne zaman uygun, o zaman üzerine gidelim’ şeklindeki bir anlayışı reddediyoruz” dedi.

– “82 Anayasası 82’den sonra bütün cumhurbaşkanlarının ahlakını bozmuştur”

Hamzaçebi, başkanlık sistemine ilişkin soruları yanıtlarken de parlamenter sistemin işleyişinde, başkanlık sistemini gerektirecek bir sorun olduğunun söylenemeyeceğini vurguladı. Hamzaçebi, şöyle devam etti:

“82 Anayasası 82’den sonra bütün cumhurbaşkanlarının ahlakını bozmuştur. Güçlü siyasi gelenekten gelen siyasi liderler, genel başkanlar, başbakan olduktan sonra cumhurbaşkanının gücünü görerek cumhurbaşkanı olmak istemişlerdir. Turgut Özal, Süleyman Demirel ve Tayyip Erdoğan. Üçü de cumhurbaşkanı oldu. Başbakanken güçlü gördükleri cumhurbaşkanı, o koltuğa oturdukları andan itibaren kendi gözlerinde güçsüz bir cumhurbaşkanı modeline dönüştü. Çünkü yetki Bakanlar Kurulu’nda, hükümette, başbakanda. O zaman dediler ki ‘Türkiye başkanlık sistemine geçsin’. Hayır. Türkiye tam tersine 1982 Anayasası’ndaki cumhurbaşkanı yetkilerini biraz daha törpüleyerek parlamenter sisteme dönüş yapmalıdır.”

– “Efendim ‘İmralı istedi, CHP oraya katılsın’. Öyle bir şey olamaz”

Hamzaçebi, Abdullah Öcalan’ın 21 Mart’ta Diyarbakır’da okunan mektubunda Meclis’te bir komisyon kurulması önerisi olduğu ifade edilerek, CHP’nin bu komisyona üye verip vermeyeceği sorusu üzerine ise partisinin Kürt sorununun çözümüne ilişkin en baştan bu yana savunduğu önerileri hatırlattı.

Kürt sorumunun çözümünün siyasi partilerin parlamento zemini içinde yapacakları çalışma ile olacağını vurgulayan Hamzaçebi, “Efendim ‘İmralı istedi, CHP oraya katılsın’. Öyle bir şey olamaz” şeklinde konuştu.

– “Ben Altıokların önerisini üzerime alınmıyorum”

Yönetmen Mustafa Altıoklar’ın, siyasetçilerin psikolojik teste tabi tutulması önerisinin de sorulduğu Hamzaçebi, “Sayın Altıoklar herhalde bunu bir kişiye yönelik olarak söylemek istiyor ama öyle söyleyemediği için ‘her siyasetçi’ diyerek, genelleştiriyor. Ben önerisini üzerime alınmıyorum. Böyle bir öneriyi şık bulmuyorum. Kimi kast ediyorsa onu doğrudan söylemesinde yarar var. Siyaset kurumunu eleştirelim ama bu kadar ayaklar altına almayalım” dedi.
AA



Yorum yazın...

isbilgisi.Com | Her Hakkı Saklıdır.