AB Bakanı ve Başmüzakereci Bozkır Washington’da

06 Şubat 2015 Cuma, 11:13
AB Bakanı ve Başmüzakereci Bozkır Washington'da

Bozkır, Türk gazetecilerle sohbet toplantısı düzenledi:AB Bakanı ve Başmüzakereci Bozkır Washington’da

– Bozkır, Türk gazetecilerle sohbet toplantısı düzenledi: (1)

– “TTIP’de Serbest Ticaret Anlaşması bölümünün mutlaka halledilmesi lazım. Onun için de bir formül önerdik. Yani, ‘TTIP’nin Gümrük Birliği ülkelerinde anında uygulanır hale gelmesi’ cümlesi konulursa, bizim sorunumuzu çözecek. Eğer bu şekilde sonuçlanırsa, bu ilişkinin iki taraf için de kazan-kazan ilişkisinde devam etmesi mümkün olur”

– “AB ile Türkiye arasında öğrenci-öğretmen, amir-memur ilişkisi olamaz. Eğer bir karar alacaksanız, bunun bir parçası Türkiye olmalı, karar alırken biz orada bulunmalıyız, eğer bir ilerleme raporu hazırlanıyorsa, bunu birlikte hazırlamamız lazım”

-“AB sürecinin devamı Türkiye’nin geleceğinin teminatıdır. Sürecin devamı üyelikten daha önemli”

WASHINGTON (AA) – AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, ABD ile AB arasındaki Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTIP) anlaşması müzakerelerine değinerek, “TTIP’de Serbest Ticaret Anlaşması bölümünün mutlaka halledilmesi lazım. Onun için de bir formül önerdik. Yani, ‘TTIP’nin Gümrük Birliği ülkelerinde anında uygulanır hale gelmesi’ cümlesi konulursa, bizim sorunumuzu çözecek. Eğer bu şekilde sonuçlanırsa, bu ilişkinin iki taraf için de kazan-kazan ilişkisinde devam etmesi mümkün olur” dedi.

Bozkır, Washington temaslarının ardından Türkiye’nin Washington Büyükelçiliği’nde Türk gazetecilerle sohbet toplantısı düzenledi.

ABD Başkanı Barack Obama’nın da katıldığı Ulusal Dua Kahvaltısı’na ve German Marshall Fund adlı düşünce kuruluşunda TTIP konusundaki konferansa katılmak üzere Washington’a geldiğini belirten Bozkır, Türkiye’nin Washington Büyükelçiliği’nin organizasyonuyla da Kongre’de bazı temaslarda bulunduğunu kaydetti.

Bozkır, Kongre’de Türk-Amerkan Dostluk Grubu eş başkanları Ed Whitfield ve Steve Cohen’in yanı sıra, Kongre TTIP Dostluk Grubu eş başkanlarıyla bir araya geldiğini dile getirdi.

AB ve ABD arasında müzakeresi devam eden TTIP’nin Türkiye açısından önemine değinen Bozkır, Türkiye’nin uzun zamandır ABD ile Serbest Ticaret Anlaşması (STA) yapmak istemesine rağmen AB ile Gümrük Birliği’ne bağlılığından dolayı böyle bir anlaşmayı imzalayamadığını hatırlattı.

Bozkır, AB’nin ise son dönemde üçüncü ülkelerle STA imzaladığına işaret ederek, bu nedenle Türkiye’nin bu ülkelere sıfır gümrükle pazarlarını açmak zorunda kaldığını, tek çare olarak Türkiye’nin de o ülkelerle STA imzalamaya çalıştığını anlattı.

TTIP’yi, AB ve ABD arasındaki “son dönemdeki en vizyoner ve en önemli projelerden biri” diye tanımlayan Bozkır, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bizim ilk ilgilendiğimiz ve içerisinde sıkıntı olmaması için uğraştığımız bunun içindeki bölüm, STA ile ilgili kısımdır. Türkiye bakımından eğer anlaşma imzalandığında bu, Türkiye için geçerli hale gelmezse önemli sıkıntılar doğuyor. İlk başta milli gelirimizin yüzde 0,3’ü kadar bir zarar olacağına dair hesaplamalar var, yılda 3-5 milyar dolar kadar ticaret kaybımızın olacağı düşünülüyor. Yani ABD ürünleri Türk pazarına sıfır gümrükle açılmış oluyor.

Dolayısıyla, TTIP’nin parçası olmayı öncelikle arzu ediyoruz. Bunda da (sürece) çok büyük yararlarımız olur, Türkiye’nin katkıları olur ama ondan önce bu STA bölümünün mutlaka halledilmesi lazım. Onun için de bir formül önerdik. Şu ana kadar bunun üzerinde bir sıkıntımız yok. Yani, ‘TTIP’nin Gümrük Birliği ülkelerinde anında uygulanır hale gelmesi’ cümlesi konulursa, bizim sorunumuzu çözecek. Bunu konuştuk, henüz bir sorun yok, eğer bu şekilde sonuçlanırsa, bu ilişkinin iki taraf için de kazan-kazan ilişkisinde devam etmesi mümkün olur.”

-“TTIP müzakerecileri açısından 300 milyar dolarlık piyasanın önemi ortada”-

Bozkır, AB ile Gümrük Birliği anlaşmasını güncelleştirme kararı aldıklarını da belirterek, “Dünya Bankası’nın bir raporu üzerine başladı ve siyasi karar alındı. İki taraf da hazırlıklarını yapıyor” dedi.

Anlaşmanın güncellenmesinin daha çok tarım, hizmet ve kamu sektöründe olmasının öngörüldüğünü ifade eden Bozkır, “Bu üç sektörü ilave edebilirsek belki 300 milyar dolarlık ticaret hacminden bahsedeceğiz, böyle bir piyasayı kimsenin önemsememesi mümkün değil. TTIP müzakerecileri ve ilgili ülkeler bakımından da 300 milyar dolarlık bir piyasanın önemi ortada” diye konuştu.

Bozkır, bu noktada tarım alanında bazı ürünler için geçiş dönemlerine dair müzakerelerin olması gerektiğini ancak hizmet ve kamuda adaptasyonun daha rahat olabileceğini dile getirdi.

-“Aramızda öğrenci-öğretmen, amir-memur ilişkisi olamaz”-

Türkiye’nin AB üyelik müzakerelerini yürüttüğü 13 ülkenin 11’i komünizmden çıkmış ülkeler olarak AB’ye girebilmek için her ne pahasına olursa olsun her denileni yerine getirme anlayışıyla hareket ettiğini anlatan Bozkır, ancak Türkiye’nin konumunu farklı olduğunu ve Ankara Anlaşması’nda aslında iki tarafın eşit düzeyde yer aldığını hatırlattı.

Bozkır, “Dolayısıyla AB ile Türkiye arasında öğrenci-öğretmen, amir-memur ilişkisi olamayacağını” ve Türkiye’nin hiçbir zaman bunu kabul edemeyeceğini vurguladı.

Bozkır, “Eğer bir karar alacaksanız, bunun bir parçası Türkiye olmalı, karar alırken biz orada bulunmalıyız ve belki sizin kararınızı etkileriz. Ayrıca, eğer bir ilerleme raporu hazırlanıyorsa, bunu birlikte hazırlamamız lazım. İçinde tenkitler tabii ki olacak. Ama bazı tenkitler hak etmiyor. Konuşmamız lazım, bir açıklama yapılıyorsa önce konuşmamız lazım” ifadesi kullanıldı.

Yakın zamandaki bir ilerleme raporunda ilk defa Türkiye’nin bilgileri ve taleplerinin dikkate alındığını anımsatan Bozkır, ”O zaman bunun üzerine ‘Bu bizim ortak belgemizdir ve adil, dengeli bir belgedir’ dedim” değerlendirmesinde bulundu.

Bozkır, şunları kaydetti:

“Ama öyle olaylar oldu ki, Türkiye’de hukuk sürecinin gereği bir gelişme yaşandı, iki saat sonra AB’den açıklamalar geliyor. Şimdi beni pazar günü olan bir gelişme hakkında pazartesi akşam aradılar. ‘Ya Türkiye’de bir şey oluyor mu’ filan dediler. Bunu dün konuşsaydık keşke, pazar günü 11.00’de açıklama yapacağınıza, sıcak yatağınızdan kalkıp önce bir konuşsaydık, yine aynı açıklamayı yapardınız ama hiç değilse konuşmuş olurduk (dedik). ‘Ya nasıl böyle bir şey olur, biz pazartesi buradaydık, siz pazar nasıl böyle bir süreç başlatırsınız’ dediler. Bizim bu hukuki sürece müdahil olmamız mümkün değil, olabilseydik bunu Noel’de yapardık, siz de kayak tatilinde olurdunuz, hatta bu siz Türkiye’deyken de olabilirdi (dedik). Çünkü yargı süreci ayrı işliyor”.

-“AB sürecinin devamı Türkiye’nin geleceğinin teminatıdır”-

Bozkır, AB ile müzakere sürecinde 28 fasıl açtıklarını, bunların 14’ünü kapattıklarını belirterek, geri kalanını da iki yılda kapatabileceklerini kaydetti. Bozkır, “Rekabet faslı hariç herhangi bir faslı iki ayda açabilecek konumdayız. Bizim için fasıl açmak sadece katılım konferansından ibarettir” dedi.

Bunun yanında, AB sürecinde fasıl açıp kapatmaktan çok sürecin önemli olduğuna işaret eden Bozkır, bu konuda AB Stratejisi gibi bakanlığın yaptığı çalışmalara değindi.

Bakan Bozkır, “Fasıl açmak müzakere sürecinin tamamı değildir. Fasıl açıp açılmayacağını soruyorsunuz, fasıl açılırsa açılır, açılmazsa bizim açımızdan fasıl açmak, sadece o katılım konferansından ibarettir, başka hiçbir önemi yok bizim için. Ama fasıl açmak sorumluluğu AB’nin üzerinde” diye konuştu.

Bozkır ayrıca, “AB sürecinin devamı Türkiye’nin geleceğinin teminatıdır. Sürecin devamı üyelikten daha önemli” diye konuştu.

Bir soru üzerine, Şangay 5’lisi, Latin Amerika ile işbirliği, İslam İşbirliği Örgütü, Ekonomik İşbirliği Örgütü, NATO, ASEAN üyeliği gibi üyeliklerin hiçbirinin birbirine alternatif olmadığına işaret eden Bozkır, “Ama bunlar birbirini tamamlar. AB’ye alternatif değil, AB bizim temel lokomotifimiz, temel gemimiz, NATO üyeliği temel gemimiz” değerlendirmesinde bulundu.
AA



Yorum yazın...

isbilgisi.Com | Her Hakkı Saklıdır.